Hollanda merkezli araştırmacı gazetecilik platformu Follow the Money’nin (FTM) arşiv belgelerine dayanarak yayımladığı iki ayrı haber, art arda görev yapan bakanların parlamentoyu bu konuda sistematik biçimde eksik ve hatalı bilgilendirdiğini de gösteriyor.

Bu konuyu daha önce “Gemide” programında ele almıştık. Şimdi de sitemizde bu belgelerin ayrıntılarını paylaşıyoruz.

İstihbarat masasında duran uydu görüntüleri

FTM’nin Dışişleri Bakanlığı, Ekonomik İşler Bakanlığı ve İç Güvenlik Servisi (BVD) arşivlerinde bulduğu yüzlerce belge (çoğu “gizli” ya da “çok gizli” damgalı) ortaya çarpıcı bir tablo koyuyor. Hollanda ordusuna bağlı istihbarat servisi Lamid, daha 1984’te Irak’taki zehirli gaz fabrikalarına ait uydu görüntülerini içeren ayrıntılı bir rapor hazırladı. Belgelere göre bu rapor, Irak’ın 1975’ten beri kimyasal silah geliştirdiğini ve KBS Holland ile Melchemie gibi Hollandalı firmaların bu programa doğrudan hammadde sağladığını gösteriyordu. FTM’nin ulaştığı yazışmalara göre devlet, “kaynaklarını tehlikeye atmamak” gerekçesiyle bu bilgiye rağmen sevkiyatlara müdahale etmedi.

Belgeler, sevkiyatların hangi kimyasalları kapsadığını da ortaya koyuyor. KBS Holland, Terneuzen’deki tesisinden 1984’ten Mayıs 1985’e kadar ayda 10 ila 20 ton dimetilamin gönderdi; bu madde tabun ve sarin gibi sinir gazlarının üretiminde kullanılıyordu. Melchemie ise 1982-1984 yılları arasında üç ayrı sevkiyatla toplam 1850 ton tionil klorür (hardal gazı üretiminde gerekli bir klorlama maddesi) ve 1984’te iki gemi konteyneri dolusu fosfor oksiklorür (tabun üretiminde kilit bileşen) tedarik etti. Amerikalı diplomatların 1984’te Lahey’i uyardığı thiodiglycol da yine hardal gazının ana hammaddesiydi.

Bağdat’ta bir öğle sonrası

Dosyanın en tartışmalı ismi, sonradan Özgürlük ve Demokrasi Halk Partisi’nin (Hollandaca: Volkspartij voor Vrijheid en Democratie, VVD) lideri olacak dönemin Ekonomik İşler Devlet Bakanı Frits Bolkestein. 1983’te bir ticaret heyetiyle Bağdat’ı ziyaret eden Bolkestein, Saddam Hüseyin’in hemen yanına oturtulmuştu. Hollanda’ya döndüğünde basına “orada çok fazla para var” demişti. Belgelere göre, izin gerektiren hammadde listesinin olabildiğince kısa tutulması için bizzat baskı yapan Bolkestein, bir iç yazışmanın altına şu notu düşmüştü: “Haklı bir şüphe durumunda bile harekete geçilmemelidir.” Amerika ve İsrail’den art arda gelen uyarılara rağmen Lahey’in tutumu değişmedi; 1986’da konu Meclis’e taşındığında Bolkestein, aldığı uyarılardan hiç söz etmeden geçiştirici bir yanıt verdi.

Halepçe’den sonra da sessizlik

Mart 1988’de Halepçe kentine düzenlenen ve beş bin kişinin hayatını kaybettiği saldırıdan yalnızca altı hafta sonra, hükümete yeni bir uyarı daha ulaştı: Hollanda’dan Irak’a düzenli olarak gönderilen “birkaç on ton” kalsiyum hipokloritin kimyasal silah üretiminde kullanılma ihtimalinin “oldukça yüksek” olduğu belirtiliyordu. Madde aynı zamanda yüzme havuzu temizliğinde kullanıldığı için izne tabi tutulmamıştı ve belgelere göre bu uyarıdan sonra da sevkiyat durdurulmadı. Leiden Üniversitesi’nden anayasa hukuku profesörü Wim Voermans, FTM’ye yaptığı açıklamada “bunca yıldan sonra bile bu konuda bir meclis soruşturması açılması gerektiğini” söylüyor.

Halepçe’de ne oldu?

16 Mart 1988’de, İran-Irak Savaşı sürerken, Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ordusu Kürt kenti Halepçe’ye kimyasal silahla saldırdı. Hardal gazı ve sinir gazlarının birlikte kullanıldığı saldırıda tahminen beş bin kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve uzun süreli sağlık sorunları yaşadı. Saldırı, Saddam rejiminin Kürtlere yönelik yürüttüğü Enfal kampanyasının parçası olarak değerlendiriliyor ve bugün soykırım olarak tanınıyor.

Şirket biliyordu

FTM’nin ikinci haberi doğrudan Melchemie şirketinin rolüne odaklanıyor. Daha önce hiç kamuoyuna açıklanmamış belgelere göre, Dışişleri Bakanlığı’nın kimyasal silah uzmanı Barend ter Haar, 2 Nisan 1984’te şirket yönetimini telefonla arayarak gönderilen hammaddelerin zehirli gaz üretiminde kullanıldığını açıkça anlatmıştı. Buna rağmen şirketin dönemin sahibi Hans Melchers, 10 milyon guldenlik sözleşme yükümlülüklerini öne sürerek sevkiyata devam etme kararı aldı. Melchers’ın Ter Haar’a söylediği aktarılıyor: “Lubbers ve Van den Broek’in ne istediğini kendin hallet, benim bununla bir ilgim yok.”

Belgeler mahkemede

Bu belgeler, Lahey’de görülen istinaf davası açısından büyük önem taşıyor. Melchemie’nin hukuki halefi Otjiaha’ya karşı beş İranlı zehirli gaz mağduru tazminat talep ediyor. İlk derece mahkemesi 2023’te şirketin riskten habersiz olduğu savunmasını kabul etmişti; FTM’nin bulduğu belgeler bu savunmayla çelişiyor. Eski Yüksek Mahkeme üyesi Ybo Buruma, bu belgeler ışığında şirketin “çift kullanımlı ürün” savunmasının artık ayakta kalamayacağını söylüyor.

Hans Melchers, 2023’te 85 yaşında, 2,3 milyar euroluk servetiyle hayatını kaybetti. Ölümüne kadar iş dünyası ve sanat çevrelerinde saygın bir isim olarak kaldı; Irak dosyasındaki rolüyle ilgili hiçbir hatayı hiçbir zaman kabul etmedi.

Van Anraat gölgesi

Dosyanın bir başka boyutunda, 1980’lerde Irak’a toplam 1100 ton kimyasal hammadde sağlayan aracı Frans van Anraat var. 2004’te tutuklanan Van Anraat, 2007’de Lahey Mahkemesi tarafından savaş suçlarına yardım ve yataklıktan 16,5 yıl hapse mahkûm edilmişti.

Hollanda Dışişleri Bakanlığı, FTM’nin sorularına verdiği yazılı yanıtta 1980’lerin başında ihracat kontrol mevzuatının “henüz emekleme aşamasında” olduğunu, alınan kararların “o dönem mevcut bilgiye ve yürürlükteki mevzuata dayanılarak” verildiğini savundu.

Buna karşın FTM’nin ortaya çıkardığı belgeler, Hollanda’nın Irak’ın kimyasal silah programına ilişkin bilgi düzeyi konusunda yıllardır yapılan resmi açıklamalarla önemli ölçüde çelişiyor. Belgelerin, hem devam eden istinaf davasında hem de olası siyasi tartışmalarda önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Bu haber, Follow the Money’nin (FTM) aşağıdaki araştırmalarından derlenmiştir: Teun Dominicus, Harm Ede Botje, “Tweede Kamer jarenlang voorgelogen over export grondstoffen voor Iraaks gifgas”, Follow the Money; Teun Dominicus, Harm Ede Botje, “Nederlands chemiebedrijf leverde willens en wetens grondstoffen voor Iraaks gifgas”, Follow the Money.